Giriş
(5)

Telefon tavsiyesi

evrenos gazi
Kriterler:- gorusme ses kalitesi en mukemmel olsun. - cok iyi fitograf ceksin. - cok rahat mesaj yazilsin. - muzik de calarsa iyi olur. Akilli olmasin. Tavsiyelerinizi alalim. Rumuz: Iphone 5s'ini satacak olan bilge.
Kriterler:

- gorusme ses kalitesi en mukemmel olsun.

- cok iyi fitograf ceksin.

- cok rahat mesaj yazilsin.

- muzik de calarsa iyi olur.

Akilli olmasin.


Tavsiyelerinizi alalim.

Rumuz: Iphone 5s'ini satacak olan bilge.
0
evrenos gazi
(21.11.14)
mattiadestro
(21.11.14)
iphone 6 istiyorsun işte.
0
grimer
(21.11.14)
Nokia e52
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(21.11.14)
Yok yok ucuz telefon ariyorum.
0
🌸evrenos gazi
(21.11.14)
blackberry al q5 veya q10
0
argent dawn
(21.11.14)
(4)

Ne yapmali? Ciddi bir konu, kafa karisik.

delifaruk
Benim icin onemli bir konu oldugundan dunku duyuruyu tekrarliyorum. Soru burada: http://www.eksiduyuru.com/duyuru/865391/is-konusu-ortaklik-ne-yapmali-bu-durumdaUzun yazdim biraz, ona gore :)Sadece fikir almak icin soruyorumNot: Bu aksam ucumuz birlikteyken konustuk. B kisisine acikca soyledim, sen
Benim icin onemli bir konu oldugundan dunku duyuruyu tekrarliyorum.
Soru burada: www.eksiduyuru.com
Uzun yazdim biraz, ona gore :)
Sadece fikir almak icin soruyorum

Not: Bu aksam ucumuz birlikteyken konustuk. B kisisine acikca soyledim, senin bu paradan kullanman ben epey canimi sikti ben bu yuzden - makine hallolsa bile - devam etmeye niyetli degilim dedim. Mobilden yazdigim icin konusmanin ayrintisina giremiyorum. Neyse evlere dagilalim, herkes bir dusunup tasinsin diye konustuk.
B kisisi ben para islerine karismam diyor calismaya baslayinca. A ve B para isleri delifaruk'dan sorulsun konusunda hemfikir.
0
delifaruk
(20.11.14)
Cidden uzun olmuş ama okuması güzeldi :)

3 seneyi aşkın zamandır benim de hayatımda A ve B kişileri var. Bu B'ler hep mi sorumsuz acaba? 1. Hesap kitap derdinde olmayan adamlarla iş olsa bile bisüre sonra dönüşü olmayan rakamlar ortaya cıkması büyük ihtimal. Adamlara bırakmayıp yogunlugun arasında takılmadan hesap işini halledebileceksen bunu geçelim.

2. Makine sürekli sorun çıkaracaksa ve sizin bunu çöznek için nakit/teknik yeterliliğiniz yoksa bu düşündürücü. Vazgecmek için bir neden bu ama bunu da çok geniş düşünmek lazım. Sağlam insanlarla ve çözüm ortaklarıyla şirket büyür.

3. İş kurmak, kendi işini yapmak güzeldir ama stresi daha çoktur. Herseyle ilgilenmek durumundasın. Hesap kitaptan tuvaletteki kağıda kadar.. en azından bisüre böyle. Ama görüşüm şu, herkes işinde yeterince deneyim sağladıktan sonra imkan varsa kendi işini yapmalı çünkü hayatın boyunca başkasına çalışıp emekli olmak fikri bana uymuyor. Tabii bigün cebine sığamıcak paran varken öbür gün simit mi alsam yola mı versem durumu da olabilir. Simit alma fikri çekici geliyosa bugün olmasa bile bigün işini kurmalısın.

4. Yalnız B kişisi cidden sıkıntılı, bu adam yarın öbür gün müşteriden para da alabilir sonuçta her iş faturalı çıkmıyor. A kişisi B den dolayı değil de makine olmuyor diye ben cekiliyorum diyorsa onunla da ortak olma zira aksilik hep olur. Yakın zamanda hayvan gibi ceza aldık ve oturduk düşündük iflas mı versek naapsak diye konuşma 10 dk sürdü. Çalışıp ödeyecez başka cıkarı yok dedik 4 ay oldu borç bitti. B yi çok net kontrol ederim elimden kaçamaz dersen iş sebebiyle devam et ama ipin ucu kaçarsa riskli. Kimse ortaklarıyla kanka olmak zorunda değil ama dürüst olmalı.

5. B nin yaptığı yanlış ama seninki de çok doğru değil. Şuana kadar sadece senden para çıkmış ve adam senden habersiz parandan şahsi harcamış. Adamlar yan çizerse ortada yazılı çizili bişey yok sanki.

Yazarken düşünerek yorumlayarak yazdım ama mobilde kıç kadar yere yazdığım için dönüp pek bakamadım. Yazdıklarımdan ne çıkarırsın bilmem ama iş riskli baya. Parayı kurtarabileceksen devam etme, parayı kurtaramam diye de devam edilmez zaten.
0
oldboy
(20.11.14)
Bu gun biriyle konustuk (baslarsak isleri bize is verecek olanlardan biri) nedir son durumunuz diye sordu. Bizde dagiliyoruz gibi gozukuyor dedik. Adam bir takim oneriler ve aciklamalar yapti, gayet mantikli seyler. Biz kâr oranimizdan falan bahsettik, samimi oldugumuz bir kisi kendisi. Yaptigi mantikli aciklamalardan ve onerilerden sonra ozetle bu sartlarda simdiden vazgecip tekrar maasla calismaya donecekseniz ahmaksiniz dedi. Bir takim sikintilarimiza da cozum sundu, mantikli cozumler. Bizim ortaklar epey ikna oldu ama benim kafada B kisisi ile ilgili sorun takili kalmis vaziyette.

Edit: Bu bahsettigim kisiden gorus almadan once kendi aramizda kapatacagiz diye konusmustuk. B kisisi odeme konusunda sorun cikarmadi.

B kisisi ise daha buyuk capli girmek icin bastan konustugumuz miktarin 2,5 katini varligini satip hemen koymayi kabul ediyor. Daha genis capli girme fikri iyi fakat bu miktari ben ve A kisisi ortaya koyamiyoruz, bu yuzden bu fikir rafa kaldirildi.
0
🌸delifaruk
(20.11.14)
B sıkıntılı o bariz. A ile onu zaptetmek durumundasınız. Ayrıca sen A yı doğru yönde etkin altına alırsan ittifak güçlenir B çok rahat hareket edemez. A yı sürekli fikirlerinle canlı tut işin ciddiyeti disiplini konusunda bir çizgi ortaya koyarsanız B mecbur kalır.
0
oldboy
(20.11.14)
hepsini okudum.

Makine ne makinesi? Acayip merak ettim ne olur bir deyiver :D
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(20.11.14)
(21)

Is konusu, Ortaklik, Ne yapmali bu durumda?

delifaruk
3 kisi ortak is yapmaya karar verdik. Aramizda konustuk, kazanir miyiz diye falan. En kotumser bakan (aslinda ktumser degil gercekci)bakan bendim basindan beri. Bu ikisi havada karada para kazaniriz diye bakiyorlar. Bizim diger 2 ortaga A ve B diyelim. Bu A ve B ile bir suredir tanisikligimiz, muhab
3 kisi ortak is yapmaya karar verdik. Aramizda konustuk, kazanir miyiz diye falan. En kotumser bakan (aslinda ktumser degil gercekci)bakan bendim basindan beri. Bu ikisi havada karada para kazaniriz diye bakiyorlar. Bizim diger 2 ortaga A ve B diyelim. Bu A ve B ile bir suredir tanisikligimiz, muhabbetimiz var, ikisi de benden yasca buyuk.

Biz bu isi konusup tamam yapalim, bu olur dedigimizde, A kisi ile sadece ikimiz konusurken bu aradas "bak iyi is yapariz, kazanirizda ama ben B'ye guvenmiyorum, sen ve ben olsak hic tereddut etmem, B cok sorumsuz bir insan" demisti. Ben de sana katiliyorum cok sorumsuz ve bize sikintilar cikaracak bir insan, ama bir sekilde idare edelim, surekli sikistirmak zorunda kalacagiz B'yi ama para kazanmak istiyorsak orta yolu bulmaya calisarak yapacagiz bir sekilde dedim. Bir sekilde razi olduk ikimizde.

Bu arada B olmadan bu isi yapma imkanimiz yok, o kismin ayrintisina girmiyorum, ya B ile birlikte 3 kisi yapacagiz, ya da yapmayacagiz. B'yi ben de taniyorum, sorumsuz oldugununun farkindayim.

Ortaya en x kadar para koymamiz gerektigi konusunda hemfikir olduk donebilmemiz icin kazanana kadar. Bu x miktara 10 birim diyelim.
Fakat A kisisi 10 birimi cikarmakta zorlandi. Baktik olmayacak A 5 koyabiliyor, 5 koysun, 5 de iceri borclansin, eldeki para ile donebiliriz dedik.
Ise tam baslarken A'da problem cikti, basta konustugumuz 5 parayi da hemen koyamayacak oldu, bunun icin 3-4 ay beklemeyi kabul ettik. 2 kisinin koyacagi 20 ile yine de donebiliriz bir sure diye. Bu isi yapmamiz icin gereken bir makina var, ucumuz birlessek bile almaya gucumuz yetmeyecek bir maddi degeri var bu makinenin. Bir firma ile bu makineden 2. el bir tane bize tahsis etmesi, karsiliginda bu firmaya islerimizi yaptirmamiz (suan yaptiklari isi miktarini hemen hemen ikiye katlayacak kadar) konusununda anlastik. Bunlar islerimizi yapacak, ustune kâr koyup biz de fatura edecegiz baska firmalara. Musteri portfoyu hazir, cogu ile fiyatta da anlasilmis, bazisi ise fiyatlara (abartilmadikca) pek takilmayan firmalar. Bu anlasmayi yapan da B kisisi.
Bu sekilde basladik.

Buraya kadar bir sorun yok. Bu sekilde baslamaya karar verdik. Ilk kosusturmacalara benim vaktim yoktu. B kisisi bana on masraflar icin sen bir 2 cek bankadaki parandan, hazirliklara baslayalim dedi. Artik (henuz kagit uzerinde olmasa da) ortagiz bu arada. Bir takim harcamalar yapacagimiz gun ben zamanim olmadigi icin ancak aksam parayi cekebilirim dedim. O zaman karti ver bize biz cekelim halledelim vakit kaybetmeyelim dedi B kisisi ucumuz biraradayken. Verdim karti, hesapta ortaya koyacagimiz 10 birimin yarisi kadar var. B kisisi karti A'ya verdi, o da 2 birim civarlarinda birsey cekip, o gunku isi halletti. Ardindan karti B'ye geri vermis. Ben ise zaten isimiz icin ortaya koyacagiz bu parayi diye hadi karti geri ver demedim. Guven duymamiz lazim birbirimize, simdiden pimpirikleniyor demesinler dedim. Bu karttan 3'er 5'er daha cekim yapildi ilerleyen gunlerde. Telefona mesaj geliyor cekilen miktar, goruyorum. Bir hafta gibi bir sure sonra artik ben de musait oldum ve kosturmaya basladim ben de is icin. Ofisi tuttuk, duzenlemesi falani filani ugrasmaya basladik. Derken makine geldi, kuruldu.
Makine calismadi, sorun cikardi. Adamlari aradik, geldiler sorunu tesisatta falanda filanda dediler, makinede sorun yok dediler. dedigini yaptik, yine sorun cikardi makine. Yine birileri geldi, yarim yamalak calisti falan. Bir sure boyle gecti, bu makine calismadigi icin elimizi kolumuzu bagladi, 2 hafta hic para kazanamadik bu makinenin yuzunden. Bu zimbirti olmadan hicbirsey yapamiyoruz cunku. Adamlara dedikki bu makine bir halta yaramiyor, bu sekilde calisamayiz alin makinenizi. Yok biz hallederiz makinenin isini, siz vazgecmeyin dediler. Makine bir turlu hallolmadi. Bu makineyenin bir zimbirtisi icin yine para harcamamiz gerekti, o gun B kisi bu is icin disari cikti halletmeye, ben ofisteyim. Telefona mesaj geldi su kadar cekim yapildi hesaptan diye. Yuh dedim bu nedir o kadar para cekildi bu bizim elemanda hic mi nakit kalmadida yine hesaptan cekti. Hesabi kontrol ettim bu son cekimle birlikte hesap sifir. Aksam B'ye soyledim, nereye kim ne para harcadi su hesabi bir toplayalim cok para harcamisiz, hesapta para yok suan dedim. Bu arada B hala ortaya koymasi gereken parayi koymadi, A zaten suan icin koymayacakti onda sikinti yok. Ayrica B bu hesaptan bir miktar kendisi icin cekmisti, onu tekrar koyacagini soylemisti, tamam dedim. Ben cok para harcadik, 5 birim bitti deyince yok o kadar harcamadik dedi. Dedimki arkdas hesaptaki para bitti, cektiklerinden nakit de yok sende, sadece bir miktar kendine kullandin geri koyacaksin, onun disinda butun bu parayi bitirdik dedim. Ortada o kadar para harcanacajk birsey yoktu cunku, hatiri sayilir bir miktar bu. Ben sikistirinca cikardi agzindaki baklayi, ben su kadar daha kullandim, yerine koyacam, normalde bugun koyacaktim dedi.
Bu noktada benim canim iyice sikildi ki bu arada makine hala calismiyor, bu yuzden hala is yapmaya baslayamamisiz, ortaya koydugum para bitti, makinenin akibeti ise belli degil. Makine duzelmez ise zaten kilidi vurup gitmek zorundayiz, is yapma sansimiz yok.

Bu kadar sorunun icinde bu A ve B hic hesap kitap yapmiyor, kazaniriz, is olur gibi seyler soyleyip geciyorlar. Ben hesap cikariyorum su kadar kazanacagiz tahmini, ve soyle soyle de giderlerimiz olacak, bize iyi senaryoda bile su kadar para kalacak, durum cok da iyi degil siz cok rahatsiniz diyorum. Inanmiyorlar, o kadar gider yok, daha cok is olur herturlu, sen cok kotumsersin falan diyorlar surekli. Koca koca adamlar A ve B, coluk coluk falan degiller. Icimizden biri cocuksa o da benim zaten:)

Tam da bu benim karttaki para bittigi sirada (ortaya koymakda anlastigimiz miktarin tam yarisi) ben bu hesapi kitabi daha ayrintili bir sekilde yapip, 5 yasindaki cocugun anlayacagi bir sekilde ayrintili bir sekilde ortaya koyup, ikisinide karsima alip, "arkadaslar durum bu!"
dedim. Hic hesaba katmadiklari (ve ben soyledigim halde "yanlisin vardir" dedikleri seyleri) gorunce epey canlari sikildi.
Acikcasi benim pek moralim bozulmadi cunku basindan beri durumun farkindaydim, bu sartlarda bu isi goze almistim zaten. Fakat bu arkadaslar (ozellikle B kisi) cok daha fazla iyimser baktiklari, herseyi toz pembe gordukleri icin biraz sudan cikmis baliga donduler.
Peki simdi ne halt yiyecegiz, burada birakacak miyiz yoksa devam edip sansimizi denyecek miyiz diye konusulmaya baslandi. Zaten biz ne dusunursek dusunelim, makine olmazsa secim sansimiz yok, nakavt olacagiz. Bu makineden satin alma gucumuz yok, cok yuksek bir meblag.

Hal boyle olunca kapatip gitme ihtimali (benim basindan beri farkinda oldugum ihtimal) ciddi ciddi dusunulmeye baslandi.
Bu arada bu problemlerin arasinda benim sikinti daha buyuk, B kisisi guvenimi saglam sarsti. Zaten sorumsuzlugu hat safada, arabaya atlayip bir isi halletmeye gidiyor, gittigi yerde gunu bitiriyor aksam oluyor falan. Telefonlara cevap vermeme huyu var zaten bide. Bir de ustune para konusunda boyle yapinca benim sigortalar atti.

Bu arada B kisi payina dusen miktari ortaya koymadi, elinde varlik var, onu satmasini bekliyoruz.

Bu noktada eldeki durum soyle:
-Makine calismiyor, calisip calismamasi isimizin kaderini belirleyecek
-Buraya kadar hersey benim koydugum para ile donduruldu
-B kisi koymasi gereken miktari koymadi ve elindeki varligi satisa cikardi satilmasini bekliyoruz.
-Ortada para kalmadi ve ben B kisi henuz koymadigi icin payima dusenin 2. yarisini koymuyorum, ortada para yok.
-3 haftadir makine yuzunden calisamiyoruz, bu arada bazi firmalarla anlastik, bunlari oyalamak durumda kaldik.
-Is cok kâr getirecekmis gibi gozukmuyor, ama bekledigimizden daha fazla getirme ihtimali var.
-Giderler basta dusunuldugunden biraz daha fazla, A ve B benim yirtinmalarimi uyarilarimi dikkate alip soylediklerim konusunda ikna olmaya basladilar, ozellikle B kisisi durumun toz pembe olmadigina inandi.


Bu sekilde sikintilarla birlikte yuzduk yuzduk kuyruguna geldik durumundayiz, sikintilarin buyuk kismi atlatildi. Giderler konusunda bir cikar yol bulundu, biraz iyilestirme yapabiliyoruz bir sekilde.
Makineye gelince sorun cikaran kismin duzeltildigini soyluyor bu isle ilgilenen teknik adam. Sorun halen cozulmediyse bile makineyi veren firma oyle ya da boyle makineyi calisir duruma getirecegi konusunda bize garanti verdigini soyluyor. Cunku bizden para kazanacaklar onlar da.

Fakat benim fena halde midem bulandi, B kisi ile (darpane gibi para bile bassak)yola cikilmayacagina hukmettim. A ve B yi son durumu konusmaya davet ettim. Zor da olsa toplandik, B kisi bahsettigim gibi islerin cozulme noktasine geldigini soyledi fikrimizi sordu. Bana sorarsaniz daha fazla zorlamayalim, dagilalim dedim. A da benden bu kadar dedi.
Yarin harcamalari ortaya dokup toplam harcamayi uce bolecegiz. Herkesten esit miktarda para cikacak sekilde B'den alacagimi alacagim, 2-3 ay sonrada A'dan alacagim.


Ben bu sekilde karar verdim ama yine de soruyorum, siz olsaniz benim gibi yol yakinken donmeye mi oynardiniz, yoksa para kazanma sansimi tepmeyeyim mi derdiniz?
Geri cekildigim taktirde maasli calismaya devam edecegim, o sekilde gecinip gidecegim.
Ozellikle risk alabilen arkadaslarin fikrini soruyorum, "tikir tikir maasin geliyor, maceraya girme" turu standart kalip zihniyete sahip arkadaslar zaten her zaman ayni cevabi verecek, bu bakis acisinin fikrini almaya ihtiyacim yok.

Ayrintilara girmemeye gayret gosterdigim halde uzun oldu.
Edit: Baya baya uzun olmus yahu, kisa tutmaya calistigim hali bu:)

Ekleme: Makineye zaten guvenmiyorum, makinenin geldigi ilk gun "bu makine iflah olmaz" dedim bizim ortaklara. Bir sure sonra satin alma planimiz vardi bu makineyi ama ben bizimkilere bu makineyi satin almaya kesinlikle yanasmam dedim. Toparlayinca yurtdisindan yeni bir modelini almaktan yanaydim. Makineyi veren adam su su sebebten, bu bu sebebten falan diyor ama bu makineyi ilk defa goruyor degilim, keriz muamelesi yapiyor adam.

Edit:Bu aksam ucumuz birlikteyken konustuk. B kisisine acikca soyledim, senin bu paradan kullanman ben epey canimi sikti ben bu yuzden - makine hallolsa bile - devam etmeye niyetli degilim dedim. Mobilden yazdigim icin konusmanin ayrintisina giremiyorum. Neyse evlere dagilalim, herkes bir dusunup tasinsin diye konustuk.
B kisisi ben para islerine karismam diyor calismaya baslayinca. A ve B para isleri delifaruk'dan sorulsun konusunda hemfikir.
0
delifaruk
(19.11.14)
1. "Ben sikistirinca cikardi agzindaki baklayi, ben su kadar daha kullandim, yerine koyacam, normalde bugun koyacaktim dedi." hocam böyle bir insanla iş yapılır mı yahu :) ben bunu yapan adamla arkadaşlığımı bile bitiririm. adam sen ısrar etmesen sana söylemeyecekmiş her halde. böyle iş mi yapılır. b'nin ne mal oldugu zaten ortada.

2. anlattıklarına bakılırsa tüm harcamaları sen yapmışsın. bu vakitte nsonra kaybedecek pek bişeyin var mı bu iş konusunda? a ile b'ye yol ver. işi tek başına yap. bilmiyorum olur mu ama? masraf azaten grimişsin. makineyi veren firma tamir edeceğinin garantisini veriyor? son bi şans daha ver. makine yine düzelmezse tmm sen de kapat işi. ama makine düzelirse de devam edebilirsin sanki? ama dediğim gibi. a ve b' ile yolunu ayır.

3. evdeki hesap çarşıya uymaz.
0
mahone
(20.11.14)
Okuduğum en uzun duyurudur herhalde.

1- Bence asıl anasının gözü olan ve güvenmemen kişi A. Parası olmadığı için ortaya para koymadığına inanmıyorum. Risk almadığı için parasını senden inandırıcı bir şekilde sakladığını düşünüyorum. A çok tehlikeli. The Godfather dünyasında ayak oyunu çeviren biri kadar kurnaz ve plancı.

2- B kişisi "hallederiz Kadir". Bu karakterdeki adam ile iş yapılmaz ama özünde A'ya göre daha temiz ve zararsızdır.

3- Makinadan umudu kesmeni öneririm. Az-çok makinalardan anlarım. Görmesem bile, size sorun çıkartmayı bırakmayacağını söyleyebilirim. Makinaların da karakteri vardır diyelim, bu makina da ortakların gibi.

Sonuç: Güvenilmez ortakların ve güvenilmez bir makinan var. Hiçbirine bel bağlayamazsın; ne makinana ne de ortaklarına.

Paranı kurtar ve uzaklaş. Ama A'dan paranı kurtarabileceğinden emin olmak için bence senet yap.

Ben de iş hayatının içindeyim ve kendi işimi yapmanın hazırlığındayım. Ama her şeyden önce ortağım çalışkan ve dürüst.
0
hiko seijuro
(20.11.14)
Su makineyi cok merak ettim ya para garantisi varsa kredi cekiym ortak olalim :)

Saka bir yana a ve b dedigin adamlar koca koca adamlar olup da bu kadar sorumsuz nasil davraniyorlar onu anlayamadim. Bir de musterileri ne kadar daha oyalayabileceksini? Bu makine duzeldiginde yine ariza cikarma ihtimali olmayacak mi?

Ha yine de makineye olan guvenim a ve b ye olan guvenimden daha fazla. Ben olsam baska ortak bulurdum.

Ortak boka sinek bile konmazmis bu arada ama anladigim kadariyla tek basina altindan kalkabilecegin bir yuk degil o yuzden tek gir diyemiyorum.
0
halitkin
(20.11.14)
@mahone
Evdeki hesabi yaparken carsiya uymama ihtimalini de dusunmustum zaten. Basindan beri gercekci bakiyordum. Tek basima altindan kalkmam mumkun olsaydi A ve B ile hic baslamazdim bile.

@hiko seijuro
Ikisini de uzun suredir taniyorum, A'yi daha iyi taniyorum. A cok daha guvenilir bir insan. Yanlis seyler yapabilir bi B'nin yaptigini yapmaz. Haber vermeden parayi kendine kullanmaz. Ayrica durumunu ve paranin gelecegi kaynagi bizzat biliyorum. Isin icinde B olmasaydi vazgecmezdim. A ile iki kisi olarak calisma imkanimiz olsaydi B'yi hic karistirmazdim isin icine ya da sana guvenmiyoruz derdik ikimiz.
0
🌸delifaruk
(20.11.14)
@delifaruk: bence söylemeye çalıştığım şeyi anlamıyorsun. B'nin zararı ortada, zaten güvenilmez birisi ve vurdumduymaz. Bu yüzden kendisine zaten "hallederiz Kadir" modeli dedik. Ancak A'nın güvenilmezliği ortada değil. Sinsi mi dersin, plancı mı dersin ama, ortaya hiçbir para koymadan denemeleri dışarıdan izlemesi bana çok garantici geldi. Böyle bir durumda garanticilik = güvenilmezlik. Ciddi şekilde hem de. A'nın sana anlattığı bahanelerin hiçbirinin doğruluğuna inanmıyorum.
0
hiko seijuro
(20.11.14)
Makineye herhangi bir odeme yapip yapmadiginizi anlamadim.Yaptiysaniz oyle ya da boyle adamlar tamir edecek veya paranizi geri verecekler.Yapmadiysaniz -ki ben böyle anladim- kendi makinanizi alana kadar fason calismaya devam ettiniz diyelim, ne kadar sürede kazanırsınız bu parayi sence?
İş baglantilari vs olay B'de bitiyor gibi.Dogru is bölümü yaparak bu soruna bir çözüm uretemez misin?mesela adam iş baglasin surekli,sen de diger organizasyonlari yap,gerekirse eleman alirsin zamanla.
Kişisel görüşüm,şayet bu iş bir havuza atlamaksa sen henüz ayaklarini sokmuşsun suya,ben devam etmeni oneriyorum ama şunu da bilmelisin ki gireceğin suda bolca dalga olsa da her turlu uzaktan izlemekten iyidir. :)
0
xasuo
(20.11.14)
@hiko seijuro A'yi biz zorladik, zaten yanasmiyordu benim imkanim yok diye. Ote yandan A da iyimser bakan taraftan is yapma, kâr etme konusunda.

@xasuo makineye birsey odemedik, sadece ivir zivirina bir miktar harcama yaptik.
Bu makine olmadan calisma sansimiz yok. Fason yapilacak bir olay degil, o olmadan hicbirsey olmuyor. Fason isin baska bir kismi, bizim iste fason calisacaksan da bu lanet olmasi gerekiyor bunyende.
Evet baglantilarin cogu B'de, A ve bende o kadar yok.
0
🌸delifaruk
(20.11.14)
tırnağın varsa kendi başını kaşı..
0
dokuzonbeş
(20.11.14)
tüm duyuruyu okudum ve faruk sen haklısın.
makine çalışır devam etseniz dahi bile bir noktadan sonra patlak verir durum.
önce ortaya koyduğun parayı almaya çalış.
sonra yatırımına güveniyorsan başka ortak bul.
0
kahin ahtapot paul
(20.11.14)
koyduğun paranın yanı 10 birimin yarısını harcadın elinde 5 birim kaldı eğer bu birimi kaybettiğinde aç kalmayacaksan, yani üzülmeyeceksen yoluna devam et, yok üzülürsen, aç kalacaksan borca girmen gerekecekse girme derim ben.

Parayı görmeden paçamı sıvamazdım ben, yani diğer ikisi parayı masaya koymazsa işe girmezdim açıkcası, birde ikinci gün bana söylenmeden para çekildiği anda şifreyi değiştirirdim kartın.

Birde bağlantılar B'de olabilir ama sizde yeni bağlantılar kurabilirsiniz. Makineyi bir başka makine ile değiştirmeyi kabul eder mi kiraladığınız yer? sonuçta onlar çalıştırıyordu makineyi sanırım.
0
selam
(20.11.14)
@selam
Makineyi degistirmeyi kabul etmezler ama mutlaka calisir duruma getireceklerini soyluyorlar. Evet biz bu ise girene kadar kendileri kullaniyordu makineyi.
Bizde de baglantilar var ama daha fazla lazim, bu kadari ile riskli.
0
🌸delifaruk
(20.11.14)
babamın bir lafı var hayatta unutmam, çünkü bir kere başım ağrıdı;

"ortak malı köpekler bile yemez"
0
orta sahanın rakip yarı alana bakan dilimi
(20.11.14)
inanmazsın ama okudum.

şimdi anladığımı özet geçiyorum;

A zaten ortaya para koymamış, koymaya da niyeti yok gibi. A 2-3 ay sonra durumu gördüğü zaman para koyacak..
B para koymadığı gibi iş kurarken şahsi ihtiyaçları için faruk'dan para almış.
Hemen hemen bütün harcaama faruk tarafından yapılmış.

o zaman zaten faruk bu işin altından neredeyse tek başına kalkmış gibi görünüyor.

faruk yerinde ekşi olsa şunu yapardı;

makineyi satan adamlara değiştirin kardeşim makinenizi derdi. bu aşamada makinenin değişeceğinden/ iade olacağından haberi olmayan ortakları kovalar, borçlarının yarısında anlaşırdı. hem bir aya yakın zaman daha dayanacak parası olurdu, hem de ortaklı işten kurtulmuş olurdu.

ya da kapatır giderdi.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(20.11.14)
ben de okudum hepsini. maaşlı çalışan ve iş kurma planları yapan bir adam olarak fikrimi yazayım.

iş planı diye bir şey var. bunun önemini anlamayan insanla iş yapmam. a kişisi nispeten zararsız görünse de o da sana zorluk çıkarabilir. çünkü iş yönetmek farklı bir disiplin ve toz pembe bakışlarla olacak bir şey değil. bu hep sana kalacak, her seferinde sen izah edip ikna edeceksin. ortaklı bir iş için oldukça ağır bir yük. yani a kişisi iyi niyetli olsa bile ideal bir ortak değil bence.

b kişisinden koşarak uzaklaş. paranı kurtar, işi bitir. başka fırsatlara bakmaya devam et.
0
jaaaccckkk
(20.11.14)
Tekrar konustuk bugun. A ve B devam etmekten yana. B parayi koyacak ortaya. Ben beklemedeyim, olur devam edelim falan demedim. Banavguven verecek seyler gormeliyim ortada.
Kapatirsakda B payina duseni bana oduyor, A ise aralikta yuzde 25 subattada geri kalanini bana odeyecek, zaten hemen almayacagimiz konusunda anlasmistik.
0
🌸delifaruk
(20.11.14)
1-) İşin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Makine falan olduğuna göre üretim veya paketleme üzerine bir iş olduğunu düşünüyorum. Okuduklarımdan da yanlış anlamadıysam işleri bağlayan kişi B. Parayı koyan sensin. A ne işe yarıyor? A ile yolları ayırmakta fayda var.

2-) Makineye para yatırmak yerine bu makineyi leasing veya benzeri bir finansman yöntemiyle almayı deneseydiniz keşke.

3-) Bence işe başlamışsınız, bir aşamaya gelmişsiniz nihayete erdirin. Batsanız bile en azından bu deneyimden öğrendiklerinizi gelecekte işe yarayacaktır.
0
maxim gorki
(20.11.14)
iş neyse gel makineyi ben alayım b'yi a'yı şutla birlikte yapalım :)
0
tescillimarka
(20.11.14)
bence B güvenilmez tamam ama B'ye değil A'ya dikkat et asıl güvenilmez olan o. bir de B'nin kuyusunu kazıyor. sizin ortaklıktan hayır gelmez. yaptığın masrafla kalırsın.
0
kuzey li
(20.11.14)
Bu aksam ucumuz birlikteyken konustuk. B kisisine acikca soyledim, senin bu paradan kullanman ben epey canimi sikti ben bu yuzden - makine hallolsa bile - devam etmeye niyetli degilim dedim. Mobilden yazdigim icin konusmanin ayrintisina giremiyorum. Neyse evlere dagilalim, herkes bir dusunup tasinsin diye konustuk.
B kisisi ben para islerine karismam diyor calismaya baslayinca. A ve B para isleri delifaruk'dan sorulsun konusunda hemfikir.
0
🌸delifaruk
(20.11.14)
hepsini okudum.

Makine ne makinesi? Acayip merak ettim ne olur bir deyiver :D
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(20.11.14)
hocam merhaba, hayırlı olsun mu diyeyim, kolay gelsin mi diyeyim bilemedim. hatırlarsınız sizinle bu konuda bir yazışmamız olmuştu, ortaklıklar ile ilgili bir yazımı da paylaşmıştım sizinle.

şu anlattıklarınız çerçevesinde şunu diyebilir ki, bu ortaklık yapısı para kazandığı anda, bundan çok daha büyük sorunlar yaşar. biraz çıkmaza girmiş. çünkü anlıyorum ki B ya teknik açıdan ya da network açısından bu işin kilit noktasında. hem işi yürütmede en kritik rolü oynayabilecek hem de işin ve ortaklığın yürümemesine sebep olacak karakter gibi görünüyor.

A da daha şimdiden, sinirle ya da sıkıntıdan bile olsa benden bu kadar dediyse, emin olun ileri aşamalardaki sıkıntılarda da tekrar tekrar bu cümleyi duyacaksınız.

İş kolunuzu biliyorum, fakat makine ne kadarlık bir şey onu bilmiyorum tabi. işin o kısmını da outsource edebilecek bir sistemle tek başınıza yol alabilir misiniz, buna dair bir çalışma yapmayı deneyin bence. eğer bu imkansızsa, o durumda alternatif ortak arayışı olabilir belki.
0
silent storm
(21.11.14)
(2)

Nokta Otomasyon - Capsli

utungan
Şu tik ne anlama geliyor?edit: resim çok küçük çıkmış. idare ediverin. ders alma bölümünden.
Şu tik ne anlama geliyor?

edit: resim çok küçük çıkmış. idare ediverin. ders alma bölümünden.
0
utungan
(08.09.14)
zorunlu ders olmasın?

Uludağ üni mi?
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.09.14)
istanbul ticaret üni.

geçen seneden kalan derslermiş.
geçen sene kaldığım derslerden birini göremeyince emin olamamıştım. danışmanla konuştum. o ders daha açılmamış.
0
🌸utungan
(09.09.14)
(36)

para babasi bir kro olmak mi yoksa iyi bir firmada kariyer mi?

mayeskuel
2 adam dusunun. 1.si kebapci, mobilyaci, hedeci, hodocu. egitimsiz ve gorgusuz ama hayvan gibi parasi var.2.si prestij sahibi uluslararasi bir firmada yonetici ve tirnaklariyla kaziyarak oraya cikmis. ustteki adamin 10'da 1'i kadar geliri yok; ama evi, arabasi, kendisine yetecek kadar parasi var.han
2 adam dusunun.

1.si kebapci, mobilyaci, hedeci, hodocu. egitimsiz ve gorgusuz ama hayvan gibi parasi var.

2.si prestij sahibi uluslararasi bir firmada yonetici ve tirnaklariyla kaziyarak oraya cikmis. ustteki adamin 10'da 1'i kadar geliri yok; ama evi, arabasi, kendisine yetecek kadar parasi var.

hangisi olmak isterdiniz ve neden?
0
mayeskuel
(05.09.14)
1
2. olursan oralara gelene kadar yaşadığın sinir harbi bitiriyor seni çünkü.
0
coding4life
(05.09.14)
paraaaaaaahhhhhhh
0
oğlum çok zor lan
(05.09.14)
2 çok yorucu.


1 olmak isterim. nihayetinde ortadoğuda yaşıyoruz. yağız, yiğit falan gazlı bi sıfat bulur geçinir giderim. ve evet aşşağıdaki arkadaşa referans vererek diyorum küçük dünyaların mutluluğunu bilemezsiniz.
0
cecilia
(05.09.14)
ben babadan zengin olmak, babamdan kalan parayla yaşayıp hobi seviyesinde çalışmak istiyorum. böyle bir seçenek yok mu? hayır zaten yok da, seçenek bile olamıyo. :/
0
iste o kavunici balik
(05.09.14)
1

2.de prestij sahibi olan şirketin kendisidir, kimsenin ona ayrıca yükleyeceği bir anlam yada prestij yoktur. yönetici de olsa sadece çalıştığı şirketin elemanıdır.(köpeği diyen de olur)
0
gamaflex
(05.09.14)
1.

ikiler genelde gecesini gündüzüne katıp övündüğü tek şey geldiği nokta olan insanlar oluyor. yani herifler ömür boyu yemiyor, içmiyor, eğlenmiyor. sadece çalışıyor. sadece. sonra elde ettikleri ney? kendi şirketleri falan filan. e neden ki yani, amaç ne? ben sevmiyorum böyle hayatları. bir insanın hedefi uluslararası firmada yönetici olmak falan olmamalı. ne biliyim tırnaklarınla kazıyıp müzisyen, sporcu, yazar olursun... firmada yönetici ne? skiyim öyle hayatı, onun için çalışılır mı? bu adamlar rahat da olmuyor zaten. yönetici olunca daha çok çalışıyorlar.

temel fıkrası vardı ona benziyor bu. tam olarak hatırlamıyorum ama şöyle bir şeydi: işte ya dursun ya idris bunlardan birisi temel'e diyor ki ben tekne alacağım. alıp ne yapacaksın? denize açılacağım. açılıp ne yapacaksın? balık tutacağım. balık tutup ne yapacaksın? zengin olacağım. zengin olup ne yapacaksın? yatacağım. temel durur mu yapıştırmış cevabı, "e zaten ben yatıyom amk, ne kasıyon" demiş.

o hesap işte. yani niye uğraşayım ki 2 olmak için. neyse susayım ben yeter, kendi kendime sabaha kadar ikinci seçenekle kavga edicem yoksa. ama yani gerçekten nedir ki esprisi niye 2'yi istesin bi insan, nasıl bi hayat ki bu tek hedef üst düzey firmada yönetici olmak olmuş te allam
0
pescador
(05.09.14)
Bunlar nasıl cevaplar, şaşırdım gerçekten.

2 tabii ki.
0
[silinmiş]
(05.09.14)
1. eğitimsiz ve görgüsüzsen iç ve dış dünyan küçüktür, dünyan küçükse mutlu ve huzurlusundur. 2 Ayaklarının üstünde didinip durmak gibisi yok ama çok stresli sonunda kötü hastalıklara kalırsın filan.
0
alciphron
(05.09.14)
1 olup küçük yerin büyük adamı olacağıma. emeğimle 2 olurum.
0
kuzey li
(05.09.14)
kesinlikle iki.

abi şu dünyada beni hayata bağlayan şey süper müzikler keşfetmek. o olmasa yaşayamam sanırım. Ama 1deki adam olsam o müzikleri araştırmak aklıma bile gelmez.

tek başına bir sebep bu benim için..
0
greatviolinist
(05.09.14)
1
0
emininsel
(05.09.14)
Parayı harcayacağım yere dair bir ufkum olmadıktan sonra, herhangi bir tatilimde Avrupa'ya seyehat etmek aklıma gelmedikten sonra, bir sonraki hedefime dair bir heyecanım olmadıktan sonra, insanlığa hiçbir hayrım dokunmadıktan sonra hayvan gibi paralı birisi olmayı ne yapayım? Tuvaleti altın kaplatsam ne olacak?

Verilen cevaplara çok şaşırdım. Hazmedilmeden sahip olunan hiçbir şeyin gücüne inanmıyorum. Benim için elbette 2.
0
pandispanya
(05.09.14)
söyle bir gercek var, 1 olan herifin ideali de yok, parasini zevkle harcayacagi bir zevki, hobisi, haz alabilecegi bir ugrasisi yok.

ilkokul mezunu bir tanidigim var, ülkücü belinde silahla gezen bir tip. emlakla ugrasiyor paraya para demiyor. kazandigi parayi yatirdigi yerler de sunlar: evine havuz, evine sauna, evine bahce vs. ama kullandigi yok, olsun diye yaptirmak daha cok. ikinci harcama yeri de araba. elde gezecek anahtari. aldigi arabalarda zevkli ruhlu arabalar degil.

2 olurum ama dünyam büyük olur, zamanla elim erdikce dünyami daha da genisletirim. 1deki adam kalin cüzdaniyla daracik bir dünyaya hapsolmustur bence.

pesin edit: benim gördügüm örneklere göre benim düsüncem bu sekilde.
0
wiillii
(05.09.14)
İkisi de değil. Hazır parayı, görgüsüzlüğü zaten yediremem kendime. İkincisi için de ve'den sonrası olur ama uluslararası firmada yönetici olmak kariyer hedefimin hiç bir köşesinde olmadı. Yönetici ruhlu değilim ben, çalışıcıyım. O yüzden akademiye devam, maaşı önemli değil.
0
aychovsky
(05.09.14)
kariyer lan tabi ki ne krosu.
0
labanon
(05.09.14)
uluslararası firmada çalışırken çevrende daha kaliteli insanlar, hem akıllı hem güzel kadınlar entelektüel, görmüş geçirmiş adamlar olacak. onlarla arkadaşlık edeceksin. yabancı arkadaşların da olacak, hayata bakış açın genişleyecek. kebapçı olduğunda arkadaşın yandaki lahmacuncu olacak. bu mudur eli kalem tutan okumuş etmiş duyuru ahalisinin hayali. çalışmaktan niye bu kadar nefret ediyorsunuz? çalışmak, yükselmek, itibar görmek, emrinde vasıfsız eleman, garson vs. değil de iyi yerlerde okumuş, bilmem nerelerde master yapmış çocukların olması, onlara yöneticilik yapmka size hiç cazip gelmiyor mu?
0
juninho77
(05.09.14)
1
0
all girls dream
(05.09.14)
2. emek vermek ve karşılığını görmek güzel şey.
0
devilred
(05.09.14)
1 tabiki,cahillik mutluluktur.özgüvendir,bu dünyada herkes ölüp gidicek bari mutlu ölseydik
0
essoist
(05.09.14)
Ikisini de istemezuk.
Ikisinde birini sec dersen 2
0
delifaruk
(05.09.14)
her gun restorna o 1ler geliyor. bir insan bir insandan tiksinir mi abi. tiksiniyorum ya. harbi tiksiniyorum.

ha 2 gibi bir sey var mi oda muamma.
prestij sahibi?
Uluslar arasi bir firmada yonetici?
Bu noktaya torpilsiz gelmis?
Ama geliri az?
yani bunlar cok uc ozellikler.
0
kutsalbok
(05.09.14)
1 tabii ki.

yurt dısında okullarda okuduk,yabancı liselerde okuduk, daha sonra nispeten ismi ve prestiji olan üniversiteye girdik yabancı dil kültür tarzı şeyler boşda değiliz ama sonuc ne olacak ki? muhtemelen özel sektörde sabah 8 aksam 17 belki 18 bir işte ömür cürütüp bok gibi maaslar alacağım. bana harcanan eğitim parasını sırf cıkarmak için 20 yıl calısmam lazım muhtemelen (attım). bok gibi bir hayatım olacak.

1 profili gibi olsaydım hem daha rahat olurdum bok gibi para oldugu için, hem milletin genel olarak barzoları daha iyi buldugu için şimdikinden iyi bir sosyal hayatım olurdu, hem cahil oldugum için hiçbir şeyi dert etmezdim. nolurdu sanki su heriflerden olsaydım amk.
0
fransızkalanadam
(05.09.14)
2.

Çünkü bilgi birikimim, görgüm, sosyal hayatım, yaşam tarzım daha güzel olur. 2. adam workshop'lara katılır, iyi bir network'ü vardır, sosyal çevresi de iyidir. Kültür sanat etkinliklerine gider, yurtdışına çıkar, güncel olayları takip eder, çevresinde bir saygınlığı vardır hem ulusal hem uluslararası.

1. ise akşam işi bittikten sonra evine gider "var mısın yok musun?" u izler, kahvede takılır, çevresi esnaftır, yaz olunca 10 günlüğüne Kumburgaz'a gider. En iyi ihtimalle Ayvalık'a gider. Bazı insanlar onunla muhabbet etmekten veya yan yana görünmekten kaçınır.
0
secilmis uye
(05.09.14)
hangisi kadınlarla daha çok yatıyorsa onu olmak isterdim.

biliyorum soruna yanıt olmadı...
0
siradisi00
(05.09.14)
3.sü kebapci, mobilyaci, hedeci, hodocu. eğitimli ve görgülü üstelik hayvan gibi parasi var.
0
buzdagi
(05.09.14)
1ler 2ler hemen düşmüş birbirine.

(bkz: durun siz din kardeşisiniz)

Ben okudum, ettim, gezdim. İkinci şıkka 6 ay tahammül ettim, ayrıldım, şimdi kendi işletmem var. Daha yolun başında olduğumdan çok da yüklü meblalar kazanmıyorum, zaten derdim de para değil kalıcı bir başarı. En büyük sıkıntı sosyal yaşam; ticarî çevremden kopuk sosyalleşmem gerekmekte ki ahlakım, kültürün vs belirli bir standartda kalsın. Bir yerden sonra hakikatten ödün vermeye başlıyorsunuz tavrınızdan ve ahlakınızdan. İki satıra sığmayacak kadar dezavantajı var, derleyip toplamam haftalarımı alır, ama kararımdan memnunum. Belki sosyokültürel anlamda sınıf atlatmayacak bana, hatta tam bir babasının oğlu olacağım ama soyum sopuma maddi bolluk içeren bir hayat bırakacağıma inanıyorum.
0
ateyist_
(05.09.14)
her türlü 1.
0
geberix
(05.09.14)
parasızlığı çok çekiyorum ama yine de 2 olmak isterim.
0
xenophobe
(06.09.14)
Ben de 2 diyorum.

Hayatımın her aşamasında önüme bir hedef koyuyorum ve o doğrultuda ilerlemeye çalışıyorum. Geliri yüksek ama düz, basit bir işi yıllarca yapma fikri bile beni ürkütüyor.
Senin kendini geliştirme imkanın varsa durmanın bir anlamı yok.

Paranın satın alamayacağı şeyler var.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(06.09.14)
1 kesinlikle. insanlar 2. Sinin cok havalı oldugunu düsünür ama aslı oyle değil. Calısma hayatı berbat. istedigin kariyeri yap oldugunde seni kimse hatırlamayacaksa kendini paralamanın da anlamı yok. O yüzden mikeyim kariyeri
0
bes
(06.09.14)
Tabiki 2 hayatta basarıların tamamını kendi sayende kendi emeginle hür iradenle başarmıs olmanın verdiği kendine güven duygusu herseyi başarmanı daha da mutlu olmanı sağlar. İleride çocuklarını daha iyi yetiştirmen onlara örnek adam olman herseye değer. Para birgün olmaz birgün eline harcayamayacak kadar geçer. Ama 1. Seçenek senin tasman olur nereye çekerse oraya gidersin memleket bu adamlardan geçilmiyor zaten orda burda karşında hep bi mekana parka bahçeye tatile vs gittiğinde bu tür insanların davranışlarından dolayı orayı tercih etmiyosun birdaha. Ben küçükçekmece gölüne kanoda çocuğumla kürek çekmeye gitmeyi hayal ederken bu barzolar sıfır jipi yanaştırıp bagajdan mangalı alıp duman tüttürüyorlar kabileleriyle bağrış çağrış. Görüşleri o kadar.
0
steward
(06.09.14)
2 tabi ki
0
lilidance
(06.09.14)
@bes Önemli olan hatırlaması mı? Yoksa nasıl hatırladığı mı?

1. si için ulan ne kazma adamdı, künktü, resmen odundu, ayının tekiydi, görgüsüzün tekiydi diye hatırlanma ihtimali yüksek.
0
secilmis uye
(06.09.14)
ikincisi hakkını alamıyor gibi dediğin şekildeyse. hakkımı alamayan bir insan neden olayım ki? biri zaten geç. ikisini de olmak istemem bu şartlarda.
0
baldur2
(06.09.14)
ishal boku mu olmak istersin, kabız boku mu, minvalinde bi soru olmuş bu.
0
varoluscusanri
(06.09.14)
ikisinden biri tercih edilecekse 2ncisi.
0
aklimdakisorular
(06.09.14)
(1)

356. kısa dönem askerlik

parisien du nord34
şimdi bu teslim tarihi 11 ve 13 ağustos saat 13:00 deniyor. Ben 11 ağustos günü teslim olsam 13 ağustos günü teslim olandan daha erken mi teskere alırım yoksa fazladan mı askerlik yapmış olurum. Şimdiden teşekkürler.
şimdi bu teslim tarihi 11 ve 13 ağustos saat 13:00 deniyor. Ben 11 ağustos günü teslim olsam 13 ağustos günü teslim olandan daha erken mi teskere alırım yoksa fazladan mı askerlik yapmış olurum. Şimdiden teşekkürler.
0
parisien du nord34
(06.08.14)
Hayır aynı zamanda tezkere alırsınız. Yani fazla yapmış olursunuz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(06.08.14)
(6)

Askerler ve askerligini yapmis olanlara soru

Gkcn
Merhabalar,Biraz uzun olacak ama durum da bir hayli karisik cevap verecek olanlara simdiden tesekkurler.Su anda 74 gunluk jandarmayım. Usta birligim bir ilce jandarma karakolu buraya tek basima geldim ve bazi sorunlar yasadim askerlerle, birlik degistirmek icin dilekce verdim (boyle bir hak var evet
Merhabalar,

Biraz uzun olacak ama durum da bir hayli karisik cevap verecek olanlara simdiden tesekkurler.
Su anda 74 gunluk jandarmayım. Usta birligim bir ilce jandarma karakolu buraya tek basima geldim ve bazi sorunlar yasadim askerlerle, birlik degistirmek icin dilekce verdim (boyle bir hak var evet) boluk komutanı tayin olacakti ve buna ragmen dilekceyi imzaladi gitmeden. Benim bildigim dilekcenin gectigimiz carsamba il jandarma komutanligina gitmis oldugu. 3-4 gun icinde cevap gelir dediler gelmedi, boluk komutani vekiline sordum idari islerdeki komutana yonlendirdi, o da uzmana yonlendirdi yarin il jandarmaya gidecek baksin diye. Neyse bakarim dedi uzman fakat olay molay oldu, gidemeyince sordum o da beklemen lazim gibi bisey soyledi. Sonra bu boluk komutani vekili geldi hemen yanima. Ben alayı aradim, komutan bakmis dilekcene ama ne olumlu ne olumsuz birsey soylememis dedi (?!) ve "senin acelen var mi?" Dedi(?!) tekrar arayip sorarim direk komutana olmazsa dedi. Ben de soralim dedim.

Bu durumda ihtimaller nedir? Sizce dilekcem engelleniyor mu? Son soylenen 2 cumle, dilekceye olur verilmis bunlar salmak istemiyor anlamina gelir mi?
0
Gkcn
(16.07.14)
illa cevap vermek zorundalar dilekçene. komutanların yeni korkulu rüyası bimer. bimere verecem de. silsileyi bozmadan alay komutunanına kadar çık. nerede jandarma olduğunu yaz bakalım özelden.
0
mr fusion
(16.07.14)
sizi, birliklerinden göndermek istemiyorlar diye algiladim ben.

nedeni de muhtemelen, herhangi bir teftişte görülecek olan bu dilekçenin neden verildiğine ve askerin neden rahatsız olduğunun sorulacagina ilişkin kuşkular diye düşünüyorum.

eger ustelerseniz, size bir yanit vereceklerdir.

yalnız, gideceğiniz yere de "bu uyumsuzdur, ona gore davranin" filan gibilerinden laflar edebilir ve sizin, gideceğiniz yerde daha da rahatsız olmaniza neden olabilirler.
0
for the record
(16.07.14)
Ustelemek niyetim var surekli. Ama bu adamlar bu sefer belgeyi hic gondermeyip yok edip benimle de ugrasabilirler diye cekiniyorum. Ya da bana gelen dilekceyi vermeyip senin is olmadi deyip gecistirmeye calisabilirler
0
🌸Gkcn
(16.07.14)
Dilekcedeki nedenler de birlikten bagimsiz. Kendimle alakali sivil hayat kaynakli problemler oldugundan bahsettim. Bunu da bir baska rutbeli akil verdi. Ancak ben kandirildigimi dusunuyorum.
0
🌸Gkcn
(16.07.14)
seni salladıklarını düşündüğün anda "bimer" kelimesini kullan.
İşlemleri hızlandırırsın.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(16.07.14)
Bu sefer de beni darlamasınlar?
0
🌸Gkcn
(16.07.14)
(11)

Bilimsel araştırmalara daha çok kaynak ayrılsa kesin bir şeyler yapılır mı?

ya ben lan neyse
neresi olduğu farketmiyor. her daldan bilim adamlarına şimdikinin binlerce katı kaynak ayrılsa önümüzdeki 10 sene içinde çok büyük icatlar-keşifler-ilerlemeler olur mu?
neresi olduğu farketmiyor. her daldan bilim adamlarına şimdikinin binlerce katı kaynak ayrılsa önümüzdeki 10 sene içinde çok büyük icatlar-keşifler-ilerlemeler olur mu?
0
ya ben lan neyse
(13.07.14)
"10 sene içinde ışınlanırız" diye bir kesinlik veya öyle bir şey yok ama olacak şeyi hızlandırır, büyük ivme kazandırır.
0
aychovsky
(13.07.14)
Bu gibi şeyler kaynağın büyüklüğünde ziyade kaynak planlaması ile oluyor. Zaten ar-ge konusunda başı çeken ülkelerde bilimsel çalışma yapan gruplara akla hayale gelmeyecek hibeler veriliyor ve imkanlar tanınıyor.

Plansız dağıtılan para, kaynak israfı olacağı gibi ihtiyaç fazlası para ihtiyaç fazlası istihdam doğuracağından personel niteliği de düşecektir. Hatta sonucunda beklenenin aksine bilgi kirliliği de getirecektir. Bir de tabi kaynak ayırmak kadar önemli diğer bir konu da bu kaynağı yönetecek ileri görüşlü kadrolara sahip olmak. Bu nedenle ben doğrusal bir bağlantı kuramıyorum, ama muhakkak ki bilimsel gelişmelerin ivmesi artar.

Bunun bir örneği de aslında Türkiye. Son 4-5 yıldaki ar-ge yatırımlarına ve sonuçlarına bakarsanız yukarıda söylediklerimin canlı bir örneğini görürsünüz.
0
johan sebastian
(13.07.14)
Johan +1,

Şu an türkiye ar-ge ve araştırma sektörüne deli gibi hibe veriyor. Son yıllarda verilen hibe muazzamn bir ivme içerisinde ve Şu an ülkede daha fazla hibe verilecek kalifiye araştırmacı bulunamıyor.

Çok kaynağın sonuçlarından birisi bu. Bilimadamlarına sınırsız para verileceğine, eğitimin kalitesi yükseltilip daha kalifiye araştırmacılar yetiştirilebilir.

Türkiye örneğinde de görüldüğü gibi parayı bastın mı adamlar süper bilim yapmıyorlar.
0
Haldamir
(13.07.14)
La sen ne diyorsun bu memlekette o parlak beyinler var ki birçoğunu hali hazırda dünyanın en saygın üniversitelerinde ve önemli olayların geliştiği laboratuarlarda iyi pozisyonlarda bulabilirsin. Bir de bu adamların Türkiye'de olduğunu ve kaynaktan ziyade dertlerini anlatabilecek bir ortamın olduğunu düşün.
Çünkü icat yapmak için paraya gerek yok her zaman o icadın en temelinde mantığını kavrayabilecek kapasitede bir çoğunluğa ihtiyac var. Çünkü o zaman para sorununu zaten kolay çözüyorsun.
0
Solem
(13.07.14)
üniversitelerde pratik eğitime ağırlık verilmeli kaynak artırımıyla. Yoksa laboratuvarlar müze gibi gezilip mezun olunuyor.
her üniversitenin, her bölümün kısa ve uzun vadeli hedefleri olmalı ki planlı bir şekilde gelişme sağlansın. Şu anki durumda aynı anabilim dalında çok farklı konular üzerinde çalışan akademisyenler mevcut. herkes ayrı telden çalıyor yani. Birlik söz konusu değil.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.07.14)
kaynağım olsa üzerinde çalışmak istediğim çok uçuk konular var mesela. ha başarılı olunur, olunmaz orası ayrı ama bi şeyler değişeceği kesin.
0
icim urperiyor
(13.07.14)
öyle bir garanti yok. sadece olma olasılığını arttırırsınız.
0
gurur
(13.07.14)
eğer kaynağı araştırmaya verir araştırmacıya vermezsen bir bok gelişmez. tübitak araştırma projelerine destek oluyorum ayağına para veriyor projelere. maddi yardımın yanında araç-gereç yadrımı da yapıyor. millet araştırmadan para alamadığı için sırf bilgisayar vs. aldırabilmek için tübitak'a proje yapıyormuş gibi duruyor. dandik dandik projeler yapıyorlar. sonuçları falan belli değil. ama o projeden 4 tane apple bilgisayar alıyorlar.

araştırmaya kaynak vermek iyi de araştırmacı aç olduktan sonra araştırmaya kaynak vermenin mantığı yok. araştırmacılar aç aç araştırma yapmamak için özel sektöre kayıyor. özel sektörde de aç kalacak olan adamlar araştırma işini kabul ediyor. çünkü özel sektörde de yükselemeyecek nasıl olsa bari tübitaktan üç beş bilgisayar falan cukkalar.

araştırmaya özendirecek bir ortam yok. büyük icatları keşifleri bu işe büyük ilgisi olan adamlar yapar. araştırmaya ilgisi olan adamları biz yurt dışına kaçırıyoruz ya da türkiye'de özel sektöre kaptırıyoruz. çünkü adamlar araştırmayla aç kalmak istemiyor. ayda 2400 tl para verip adama bilimde çığır açacak bir şey yap diyorsun. herifin aklının %90ı ay sonunu nasıl getireceğini düşünmek için çalışıyor.

bir de ilginç bir örnek vereyim. geçen sene ekimde hollandada bir konferansa gittik. konferansta çalışmamızı sunduk. bizimle aynı çalışmayı yapmış bir de amerikalı bir grup vardı. bizim çalışma ekibimiz 2 kişi. veriyi 2 kişi topladık 2 kişi işledik makaleyi de 2 kişi yazdık.

adamlar para verip 100 kişiye veri toplatmışlar. aynı zamanda bir gsm operatöründen veri satın almışlar, 20 kişi de veriyi işlemiş. o adamlar 6 milyon dolarla bitirmişler projeyi. biz kendi cebimizden verdiğimiz 260tl ile aynı projeyi kapattık. tabii onların araştırmasının genişliği 100 birim ise bizimki 3-4 birim oldu.

bizde önce sunum yaptılar ve inan hiç hevesim kalmadı o an sunum yapmaya. çıkıp öylesine konuştum.

soruna bu örnek üzerinden cevap verirsem. para muhteşem keşifleri ilerlemeleri garanti etmez. fakat doğru yatırım mevcut araştırmaların kalitelerini çok üst seviyelere çıkarbilir.
0
godsparticle
(13.07.14)
Ben buna biraz kendi alanımdan yaklaşmak istiyorum, bu yüzden teknik konuşacağım. Olayın sadece para olmadığını anlatmaya çalışacağım. Sıkıcı veya anlaşılmaz olabilirim, uzun olacağım ise kesin. Optimizasyon çalışıyorum, yaptığım iş bir şeyin en iyisini bulmak. Bu da bir fonksiyonun en büyüğü veya en küçüğünü bulmak üzerine.
accp1.org

Örneğin, yukarıdaki şekilde en küçüğü bulmaya çalışalım. Diyelim ki hiç fonksiyonun şeklini de hiç bilmiyoruz. Bir arazi var ve o arazinin en alçak noktasında bir hazine gömülü ve biz de o hazineyi arıyoruz. Zamanımız da çok kısıtlı, öyle her yeri dolaşabilecek gibi değiliz. Biri de bizi C noktasına yukarıdan atıyor, orada bırakıyor. C noktasının yüksekliği dışında başka bir bilgimiz yok. Sağa doğru gidince dağ var, sola doğru gidersek vadi gibi bir yere iniyoruz. Doğal olarak biz de bölgedeki en alçak noktayı aradığımızdan vadiye inmeye meyilliyiz. “Şu dağı bir çıkayım” demiyoruz ama “Şu vadiye bir ineyim, bakalım daha ne kadar aşağı iniyor” demeye meyilliyiz.

Bu arada ortalıkta 3 kişi daha var hazineyi arayan, onlar da benim vadiye indiğim bilgisini aldılar, “aychovsky aşağıya iniyormuş her geçen saat” dediler, aşağıya doğru gittiğim için beni başarılı gördüler ve önüme geçmek için A, B ve D noktalarından aramaya başladılar. Hepimizin eninde sonunda varacağı yer x1 noktası ve hiçbirimiz hazineyi bulamayacağız. Çünkü o hazine dağın arkasındaki vadideki x2 noktasında saklı. Buna yerel optimum noktası diyoruz, Calculus almış olan herkesin bileceği bir şey. Türev al, sıfıra eşitle, noktayı bul, ikinci türevi al, konveksliği incele, ona göre karar ver.

Şimdi işi büyütelim ve 10 değişkenli şöyle bir fonksiyonda en küçük noktadaki hazineyi bulalım.
www.sfu.ca

Bu durumda, durum iyice fenalaştı. İyice körüz bu arazide. Üstelik görüş açımız çok az, çünkü her yanımız dağ tepe. Herhangi bir noktaya fırlatmışlar bizi sağımızı solumuzu zor görüyoruz. Sadece tepeyi inmeye çalışıyoruz. Nerede ne tepesi var, ondan da doğru düzgün haberimiz yok. Görebildiğimiz sadece 2 değişken için aşağıdaki şekil, 10 değişken için bunun çok çok kat fazlası.
deap.gel.ulaval.ca

Dolayısıyla tepeyi inmeyi başaran birini bekliyoruz. O başarılı olunca biz de onun hareketlerini taklit etmeye çalışıyoruz. Konduğumuz nokta önemli ama tepe sayısının çokluğundan zaten yokuş aşağı gittiğimizde %99.9’umuzdan fazlasının konacağı yer yerel minimum.

Bu noktada ise başka başka algoritmalar geliştiriyoruz. Birisi birimize “Sen bir şu yöne git”, diğerimize “Sen de tam tersi yöne git”, bir başkasına “Sen de şu tarafa dosdoğru git” gibi ama böyle rastgele değil de bir sistematiğe bağlı öneriler veriyor. Biz de onları takip ederek en alçak noktadaki hazineyi bulmayı umuyoruz. Elimizdeki en büyük risk “Burası en alçak nokta” diyerek hazinenin olmadığı bir yerel optimumda hazineyi aramak. Bu yüzden bazı algoritmalara “çılgınlık” operatörü eklenir. Hazineyi arayan elemanlardan birine “Şimdi seni bu noktadan alıp rastgele başka bir noktaya atıyorum, bakalım ne yapacaksın” deniverir, o eleman haritada hiç açılmamış bir alanı keşfetmeye çalışır.
Ar-Ge’yi buna benzetmiyorum. Çünkü yukarıda başarılı bir davranışım taklidi var, bu da Ar-Ge’nin tanımına ve doğasına ters düşen bir şey. Ancak, Ar- Ge harcama planlarını tamamen buna benzetiyorum. Eskaza güzel bir momentum yakalanıyor, sonra da herkes o momentumun peşine takılıyor ve aynı vadiyi iniyor. Çünkü, bilimin para dışında çok daha büyük bir baskısı var: Hızlı bilim. Amerika’nın başını çektiği “hızlı bilim” ekolü dağın ötesine geçmeye pek izin vermiyor. O kadar giderseniz, siz hızlılık kriterlerini karşılayamadığınız için projenize para da alamazsınız, işinizden de edilirsiniz. Dağın arkasında bir küresel optimum olup olmadığının garantisini veremez kimse ama keşfedilmedikçe o dağın arkası bizim için ayın görünmeyen yüzü gibi hiç görmeyeceğimiz bir şey olarak kalır.

Bu durumda Avrupa ne yapıyor. Avrupa kültürü gereği çılgınlığa daha yatkın. Hatta, Rönesans kültürünün getirisi ile geleneksel olarak böyle bir kültür vardır. Çılgınlık ise sabır gerektirir ve sonucu belirsizdir. Dolayısıyla çok büyük bir risk var elde ve siz avucunuzu açıp beklemek zorundasınız. Bu sırada dünyanın gözünde “Hiçbir şey yapamayan, bir şey beceremeyen bir araştırma bütünü” olarak kalıyorsunuz. Bir yandan da karşınızda sürekli “fast food” gibi “fast science” üreten bir Amerikan ekolü var. Çok üretken ve bu üretkenlik dünyanın dilinde. Siz ahesteliğiniz ile onlarla yarışmaya kalkıyorsunuz. Herkes de sizin bir şey bulup bulmayacağınızdan umudu kesmiş. Bu durumda ortaya Bologna Süreci çıkıyor ve Avrupa Kültürü’nü Amerikan Ekolü’nde dönüştürüyor. Avrupa’da da bir fast science kültürü oluşmaya başlıyor ama bir alışmadık götte don durmuyor; geneli yalpalıyor, yetişemiyor. Bu durumda, Avrupa çılgınlığı elden bırakmış durumda. Geri dönerse en baştan başlamak zorunda, çok zaman kaybetti. Kaybedilen zamanı kaldırmayı göze alamıyor. Dolayısıyla bir şekilde bu fast science’a adapte olmak zorunda hissediyor kendini.

Avrupa’nın şu anda yaşadığı duruma yönetimde yol bağımlılığı – path dependency deniyor. Path dependency de şu: Siz en başta bir seçenek seçerek, daha sonra seçebileceğiniz seçeneklerin bir kısmını elersiniz, çünkü seçeceğiniz şey ilk seçtiğiniz şey ile tutarlı olmalı. İkinci bir seçimle de aynı şekilde ilerideki seçeneklerinizi sınırlandırırsınız.
amr.aom.org

Yukarıdaki şekilde path dependency daha açık görünüyor. Oradaki noktaların/yıldızların hepsi birer seçenek. Siz seçenekleri seçtikçe, ilerisi için kendinizi kısıtlıyorsunuz. Bunun en son vardığı nokta ise, artık tek bir yoldan başka yolunuz kalmadığı, diğer yolların maliyetlerinin çok fazla olacağı. Bundan da vakit çok geç olmadan, birileri “Gittiğimiz yol, yol değil” demeden fark edip, o yoldan dönmek, başka seçeneklere sıçramak gerekiyor.
Bu yol bağımlılığını oluşturan en önemli etkenlerden biri de geçmiş başarıları kendine örnek almak ve bilgi körlüğü. Bir konunun ne kadar içine girerseniz, o kadar büyük resme bakamaz hale gelir ve ayrıntılara boğulursunuz. Ayrıntılara boğuldukça da çeşitli seçeneklerin varlığını fark edemeyebilirsiniz. Aynı şekilde, daha önceki başarılı çalışmaları “2 Hidrojen, 1 Oksijen her zaman su verir” mantığı ile takip etmek de insanı en sonunda tek seçeneğe mahkum eder, böylelikle dağın arkasında vadi mi var, cennet mi var; zamanla oraları da vahşi bitkiler sarar, iyice görülmez hale gelir.

Türkiye’deki üniversiteler için de konuşmak gerekirse çoğunun daha bir kimlik veya ekol oturtmadığını söyleyebiliriz. Boğaziçi ise her zaman Amerikan ekolü ile çalışmıştır. Diğer üniversiteler de artık rotalarını hızlı bilime doğru çevirmektedir. Örneğin, Şenol Pişkin adlı bir doktora öğrencisi açık kalp ameliyatını sıfır hata ile gerçekleştirme konusunda yaptığı doktora tezi ile büyük bir ödül kazanmışken; tezini 6 yılda bitiremediği, yani bilimi yeterince hızlı üretemediği için işinden araştırma görevliliğinden olmuştur.
www.sabah.com.tr

Kötü bir noktada mıyız dünyacak? Bilemeyiz, karşılaştıracağımız paralel evrenlerin hiç birini bilmiyoruz. Yine de bu kadar hızlı bilim için akademisyenlerin günü kurtarmak durumuna gelmesi ve paranın bilimi en hızlı üretene verilmesi ile, üstüne de bu yola artık bağımlı olunması ile, ilerideki bir cenneti kaçırdığımıza inanıyorum.
0
aychovsky
(14.07.14)
yine standart bir türk yaklaşımıyla pragmatizm üzerinden soru sormuşsunuz.
parayı bastırırsın bilim olur (veya olur mu?)
ama işte sıkıntı türk tipi pragmatizmde, bunu sözlükte de yazmıştım. bir makineye ihtiyacınız varsa, parayı bastırmanız onun geliştirilme sürecini hızlandırabilir.
ama aslında o makinenin çalışma ilkelerini tümüyle değiştirecek bir gelişme elde etmenizi sağlamaz.
bilim adamlarının da farklı disiplinden bilim adamlarıyla hatta fizikçilerin, mühendislerle, felsefecilerle bir arada bulunması gerekir böyle şeyler için.
perişan haldeki sosyal bilimleri geçin, bugün toplumumuz bir fizikçinin sonunun işsiz kalmak olduğunu düşünüyor. temel bilimler tamamen yük olarak görülüyor bu ülkede, bu şekilde davranırken, mühendislerin önüne ne kadar para, ne kadar malzeme yığarsanız yığın, sonuçta elde edeceğiniz sınırlı olur.
0
yalnux
(14.07.14)
neresi olduğu farkediyor hocam.

yaratıcı düşünce, buluşcu düşünce, baskıcı ortamlarda serpilip gelişmez. kırbaç zoruyla falanca silahı buldurursun belki. ama deha sınırına yakın veya deha derecesindeki beyinlerin üzerindeki baskıyı kaldırdığında, onları demotive edecek faktörleri birer birer elimine edip, ''mümbit'' zemini oluşturduğunda, bir kaç 10 sene içinde beklenmedik gelişmeler yaşanabilir.

o beyinlere çocukluklarında, 'otur! icat çıkarma şimdi!' denmemiş olmalıdır.

tek eksik para değil. onyıllar içerisinde, yüksek potansiyel taşıyan beyinlerin bir araya toplanmaları, iyi yönlendirilmeleri, demotive edilmemeleri, nesillerden gelen bir yüceltme 'değer'iyle taltif edilmeleri ve iyi organize edilmeleri gerekir.

godsparticle hocam, ne kadar çarpıcı bi örnek vermişsin öyle!
0
compadrito
(14.07.14)
(5)

Lisbon mu Porto mu sorunsalı...

bombonera
Düşündük taşındık, malum Nisan sonu Ibiza'da mekanlar kapalı olacağından, Barcelona'dan sonra Portekiz'e geçmeye karar verdik. Hangi şehire gitsek? Hangisini görsek?
Düşündük taşındık, malum Nisan sonu Ibiza'da mekanlar kapalı olacağından, Barcelona'dan sonra Portekiz'e geçmeye karar verdik. Hangi şehire gitsek? Hangisini görsek?
0
bombonera
(06.03.14)
Lizbon iyidir.
0
cakabo
(06.03.14)
lizbon, kesin bilgi.
0
in search we trust
(06.03.14)
porto diyorum.
0
386 dx
(06.03.14)
İkisi de :D
İlla biri olacaksa Porto demek istiyorum.
Porto daha bir içten, samimi şehir gibi.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(06.03.14)
mayisin ikinci haftasi mi ne portekiz coimbra da en buyuk ogrenci festivali var. oraya gidin
0
seljax
(06.03.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.